Cep telefonlarýna býrakýlan kýsa çaðrýlarýn ve onlara verilen cevabi çaðrýlarýn adedi sayýlamamaya baþlamýþsa, zil sesinin kýsa ya da uzun olmasýndan bir anlam çýkarmaya baþlamýþsanýz ya da çaðrýlar arasýndaki süreye dikkat eder olduysanýz ve hatta gözünüz sýk sýk telefonunuzun ekranýna kaçýyorsa, çaðrýyý sonlandýrmak için kullandýðýnýz baþparmaðýnýz kulaðýnýzýn dibinden hiç ayrýlmýyorsa... bir sevgiliniz var demektir. :)
20.2.01
19.2.01
Nedir bu son günlerdeki halim bilmiyorum ama sürekli bir sýkýntý içindeyim. Umarým en kýsa süre içinde geçer. Aksi taktirde bu bunalýmý baþkalarýna da bulaþtýracaðým istemeden de olsa. (Yalnýz ciddi ciddi kendi günlüðüme yazýyormuþ gibi yazmaya baþladým. Biraz sonra bugün yaptýklarýmýn da üstünden geçerim kýsaca !! Vah zavallýlar ezilecekler!!! Ayyy espri daha da iðrençleþtirdi) Offfffffff!!! Þöyle uzun bir uykuya dalsam da uyandýðýmda mutlu ve huzurlu olsam. En azýndan bu gece kabus görmesem. O da yeter! Ya da bu geceki kabusumda yýlanlar saldýrmasalar üstüme. Þöyle ütopik bir yaratýk falan olsa. Dinazor eþþek karýþýmý mesela. Hem komik olurdu hem de deðiþiklik olurdu. Bi eþik detayý vardý dün geceki rüyamda. Öyle biþey yapsam kesin sýnýfta kalýrdým. Rezil etmiþler güzelim malzemeyi. Bi de yýlan geçiyor altýndan. Zaten eþik kapanan kapýnýn altýnda kalmýyordu ki. Yamuktu. yam-yamuktu, yas-yamustu, yem-yeþildi, yeþ-yeþildi, kýp-kýrmýzýydý, kýr-kýrmýzýydý, kým-kýrmýzýydý....
Hý!!!! Nasýl yani?
Hayat ne kadar garip. Zaman içinde doðum günleri yerine ölüm yýldönümlerini ezberliyorsun. (palyaçolar da aðlar)
15.2.01
Hazýr oturmuþ saçmalýyorken aklýma gelen biþeyi daha yaziim bari!
Þiir
(dramatik bir ses tonu ve araya serpiþtirilmiþ hýçkýrýklarla okunmasý tavsiye edilir)
Karlý bir aðustos günü
Gencecik bir ihtiyar
Oturmuþtu tahta taþýn üstüne
Gülerek(ten!) aðlýyordu
Halen sað olan ölmüþ sevgilisini düþünerek(ten!)
ps: böylecene sevgililer günüyle de ilgili biþiy yazmýþ olayým bari ;)
Eheh! Bizler kitap kurtlarýyýz açýz açýz açýz !!! Nerden geldiyse aklýma. Küçükken izlediðim bir tiyatroda ya da bir çocuk programýnda( zaten bir haber programýnda geçmesi beklenemezdi!) vardý sanýrým ;)
Aslýnda bu yazýyý çok daha önce yazmalýydým. Yazmadým deðil ama tam bittiði anda sigortalar attý!! Ýçimde kaldý. Hatýrladýðým kadarýyla yazacaðým.
Ayrýlýklardan nefret ediyorum! Ayrýlýk aný, düþüncesi, þarkýlarý, .... En çok da o anda boðazýma gelip oturan yumruktan, dilimin ucuna gelen ve bi türlü çýkmak bilmeyen ve ne anlama geldiðini bir türlü anlayamadýðým sözcüklerden, gözlerime yerleþen o garip bakýþtan, bi süre sonra boðazýma yerleþen yumruðun omuzlarýma aðýr yükler olarak göç etmesinden ve o ayrýlýþla sanki içimden, etimden, canýmdan birþeyler koparýlýyormuþçasýna içimde hissettiðim o acýdan ve de o gidiþle bir daha yaþanmasý imkansýz anýlarýn da bir kýsmýnýn onunla birlikte gidiyor olduðu hissinden nefret ediyorum. Kuzenim Pelin'in ansýzýn anneannemin anýlarýyla Ankara'ya gitmesinden nefret ediyorum!!! Bi de bunlarý her yazýþýmda aðlamaktan ve gözkapaklarýmdaki boyanýn gözlerimin içine girmeyi baþarmasýndan nefret ediyorum.